İçeriğe geç

Bilişsel davranışçı terapiyi kim buldu ?

Bilişsel Davranışçı Terapiyi Kim Buldu?

Bir gecede kaybolan umutlar ve yeni bir keşif

Kayseri’nin akşamları, benim için hep biraz özel olur. O kadar hızlı geçen bir gündü ki, içimdekileri bir türlü sakinleştiremiyordum. Gözlerimi biraz daha yaklaştırdım defterime. O günkü duygularımı yazmaya başlamadan önce, kafamda bir sürü düşünce karışıyordu. Bilişsel davranışçı terapiyi kim buldu? diye düşünüyordum. O kadar garip bir soruydu ki, sanki bir şeyler kaybolmuş, ama tam olarak ne olduğunu bulamıyordum. Kafamda yankılanan o sessiz soru, içimde bir şeylerin değişeceğini hissediyordum. Ama ne? Ve nasıl?

Gün boyu, Kayseri’nin sokaklarında bir yanda bekleyen o karanlık düşüncelerimle, diğer yanda yeniden doğmaya çalışan umutlarım vardı. Hemen hemen her adımda içimdeki boşluğu hissediyordum. O boşluk, bir şeylerin eksik olduğunu hissettiriyordu ama neydi bu eksiklik? O soruya cevap ararken, “Bilişsel davranışçı terapi” terimi kulağıma çalındı ve birden her şey anlam kazanmaya başladı.

Kapanan odada bir keşif

Bir gece, yine kaybolan umutlarımı bulma çabasıyla, odamda yalnızdım. Defterim önümdeydi. Odaya derin bir sessizlik çökmüşken, düşüncelerim hiç olmadığı kadar netti. O an, sanki tüm dünyadan soyutlanmış, kendi içimde bir yerlerde kaybolmuştum. Gözlerim bir yandan defterimde, bir yandan da zihnimde dolaşıyordu.

Bir arkadaşım, birkaç gün önce bana Bilişsel Davranışçı Terapinin, yani kısacası CBT’nin, hayatını ne kadar değiştirdiğinden bahsetmişti. Bilişsel davranışçı terapiyi kim buldu? diye düşündüm, ama birden buna cevap bulmak daha önemli oldu. Beynimde bir şeyler çözülüyordu.

Dr. Aaron T. Beck’in ismini öğrendiğimde, içimde bir şeyler uyandı. Bilişsel davranışçı terapinin temellerini atan, 1960’larda psikiyatrist olarak çalışan bir adamın adını öğrendiğimde, bu kadar basit bir sorunun ne kadar derin olduğunu anladım. Aslında, bu terapiyi bulmak sadece bir kişiyle açıklanamayacak kadar büyük bir şeydi. Beynindeki düşünce süreçlerini değiştirebilmenin yolu, bazen kişinin kendisini tanımasından geçerdi.

Geçmişin gölgesinde, geleceğin ışığı

Beck’in geliştirdiği bu terapi, korkularımızı ve kaygılarımızı nasıl yenebileceğimizi gösteriyordu. Kayseri’de, o zaman diliminde yalnızca bir çay içme bahanesiyle dışarı adım attığımda, tüm bu bilgiler zihnimde birikiyordu. İnsanlar etrafımda geçerken, zihnimde geçmişin yansımalarıyla, yeni bir gerçeklik inşa ediyordum.

Gün boyu kafamda yaşadığım o sisli, karışık düşünceler yerini daha net bir bakışa bırakıyordu. Bilişsel davranışçı terapi, geçmişteki olumsuz düşünce kalıplarını fark etmek ve onları değiştirmek üzerine kuruluydu. Hızla dönüp bakınca, hiç ummadığım bir anda içimde bir umut ışığı yanmıştı. Sanki hayatın bana sunduğu bu terapi, içimdeki boşluğu, yalnızlık hissini bir şekilde çözüyordu.

Bilişsel davranışçı terapinin amacı, bireylerin olumsuz düşüncelerini, daha sağlıklı ve gerçekçi bir şekilde değiştirmelerine yardımcı olmaktı. Ne kadar basit bir şeydi! Ve daha da ilginç olanı, bu terapiyi bulmanın, insanları kendi duygularıyla, düşünceleriyle barıştırabilmek adına yapılmış bir devrim gibi görünmesiydi.

İçsel bir yolculuğun başlangıcı

Bir süre sonra, ben de hayatımdaki bazı düşünce kalıplarını sorgulamaya başladım. Kayseri’nin gürültüsünden uzakta, yalnızca kendi iç sesimi dinleyerek bir şeyler değiştirebileceğimi fark ettim. O geceler, kaybolan umutlarımla geçmişi, geleceği birbirine bağlarken, Bilişsel Davranışçı Terapinin gerçekten bana, her bireye bir şeyler öğrettiğini düşündüm.

Beni şaşırtan şey ise, Bilişsel Davranışçı Terapiyi bulmanın, kişisel bir keşif olmasıydı. Kim buldu? sorusu da bir anda değerini yitirip, bunun bizzat herkes için anlam taşıyan bir yolculuk olduğunu fark ettim. Bu terapiyi bir başkası değil, bir düşünce biçimi bulmuştu. Ve belki de herkesin içinde bu keşfe çıkma potansiyeli vardı.

Bilişsel Davranışçı Terapiyi kim buldu? sorusunun cevabı aslında içimde bir yerde saklıydı. Kimseyi suçlamadan, kimseyi bir yerlere yerleştirmeden sadece bir düşünceyi değiştirmeye başlamıştım. O kadar basit, ama o kadar güçlüydü. Beni değiştiriyordu. Ve belki de herkesin içindeki değişim süreci, bu terapiyi anlamaya çalışmakla başlıyordu.

Sonuç: Kendi iç yolculuğumun izinde

Bu terapiyi bulan bir insanın hayatını nasıl değiştirdiğini düşündükçe, kaybolan düşüncelerimin yerini yeni bir umut almaya başlamıştı. Bilişsel Davranışçı Terapiyi kim buldu? sorusunun cevabının ne kadar anlamlı olduğu, aslında bizlerin düşünceleriyle, kaygılarımızla ve korkularımızla barışmamızda gizliydi. Ve bu yolculuk, sadece bir terapistin keşfi değil, herkesin kendi hayatında yaşaması gereken bir keşifti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

brushk.com.tr sendegel.com.tr trakyacim.com.tr temmet.com.tr fudek.com.tr arnisagiyim.com.tr ugurlukoltuk.com.tr mcgrup.com.tr ayanperde.com.tr ledpower.com.tr
Sitemap
ilbet bahis sitesi